Bir başarı hikayesi

1988 yılıydı… Hevesli bir akvarist olan Ömer Üçüncü, elindeki kısıtlı imkanlarla ilk diskus akvaryumunu inşa etmeye çalışıyordu. O zamanlar ne düzgün filtreler Türkiye’ye ithal ediliyordu ne de değerli diskuslarına yaraşır kaliteli yemler. Hava pompaları gibi teknik ekipmanlar, Co2 setleri ve benzeri gerekli birçok ürün zor bulunuyor, bulunabilenler ise kendisinin haberdar olup yakından takip ettiği tanınmış dünya markalarının kalitesinin yakınından dahi geçmiyordu. Kullandığı yem ise ayrı bir meseleydi, akvaryumda büyük hava kabarcıkları oluşturuyordu ve balıkları çoğunlukla bu garip peletlere hiç ilgi göstermiyordu. Yiyenler ise büyümüyor ve Almanya’da ziyaret ettiği arkadaşlarının evlerinde gördükleri gibi güzel renklere sahip olmuyordu. Tabii ki böyle bir ortamda yaşamını sürdüremeyen balıklardan bahsetmeye bile gerek yok. Almanya’daki marketlerden aldığı az sayıdaki Tetramin ürünleri nasıl yeterli olabilirdi? Elindekiler bitip, akvaryumu diğer pelet yemlerle tekrar kabarcıklarla dolduğunda ne yapacaktı? Bütün bu olumsuz şartlarda nasıl sağlıklı bir akvaryum yaratmak mümkün olabilirdi? Aslında bu güzel hobiden vazgeçip başka bir tane edinmenin tam zamanıydı! Tabii ki hayal ettiğin güzel ve sağlıklı akvaryumu yaratmak için başka çözümler düşünecek kadar bu hobiyi sevmiyorsan…
Bir başarı hikayesi

Ömer Üçüncü’nün 1989’da yaptığı da tam olarak buydu. Sadece kendi için değil, Türkiye’de yaşayan arzu ettikleri kaliteli ürünlere ulaşamadıkları için hobilerinin zevkini çıkaramayan tüm akvaristler için başka bir çözüm yolu buldu. İstanbul’un Moda semtinde küçük bir ofis ve 300 m2’lik bir depoyla bir hobi işletmesi olarak ANADOLU PET’i kurdu. Kurulur kurulmaz, dünyanın en iyi filtre üreticisi Eheim’le ortak çalışmaya başladık. Ekipman sorunu çözülmüştü, şimdi sıra bir sonraki adım olan yem problemini çözmeye gelmişti. Deneyimlerine göre en iyi çözüm tabi ki Tetra’ydı. Çalışmaya başladığımız ikinci marka da Tetra oldu.

Yıllar geçti ve bu hobi işletmesi hızla büyüyerek farklı bir seviyeye geldi. Bugün, 30 yılı aşkın süredir beraber çalıştığımız Eheim ve Tetra’nın da içinde bulunduğu 22 saygın markanın ana distribütörlüğünü yapıyoruz. Merkezimiz, depo ve ofislerin bulunduğu 7000 m2’lik bir alanda, hala İstanbul’da bulunuyor. 50’yi aşkın çalışanımız, İzmir ve Ankara gibi Türkiye’nin büyük şehirlerindeki şubelerimizle Anadolu Pet, kurulduğumuz günden beri sektörde “kalite ve güven”i temsil ediyor, Türkiye pazarındaki liderliğimizi sürdürüyoruz.

30 yıllık deneyimimizi, 17 ülkede faaliyet gösteren Effeffe İtalya (United Pet Foods) ile birleştirerek 2016'da global bir işbirliğine imza attık. Evcil dostların en iyi şekilde beslenmelerini amaçlayan Effeffe Türkiye, bu işbirliği sonucunda kuruldu. O günden beri üniversiteler, veterinerler ve beslenme uzmanlarının da içinde bulunduğu uzman bir ekiple hayvan sağlığına en uygun, lezzetli ve kaliteli mamaları üretmeye devam ediyoruz.

Bazı hobiler, insanları kimi zaman farklı yerlere sürükler. Anadolu Pet’in hikayesi, kendisi ve kendisi gibiler için kaliteli ürün arayışında olan bir akvaristin tutkusundan ibaret. Ne mutlu bize ki, kurumsal bir firma olarak hala aynı tutkuyu taşıyor ve hala sıkı sıkıya bağlı olduğumuz değerler Ömer Üçüncü’nün şirketi kurarken temel aldığı değerlerle aynı; kalite, tutku ve hobiye duyulan sevgi…